Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Hakkımda

Terapist Olma Yolculuğum

Terapist Olma Yolculuğum

Meslek yaşamımın başından beri psikoterapiyi yalnızca öğrendiğimiz kuramlar, teknikler ya da uyguladığımız yöntemlerden ibaret görmedim. Elbette bütün bunlar çok kıymetli; ama yıllar içinde şunu daha iyi anladım: Terapistlik biraz da karşımızdaki insanı gerçekten merak edebilmekle ilgili. Bazen anlatılanların yanında anlatılamayanı fark etmek, bazen çok iyi bildiğimizi düşündüğümüz bir şeyi yeniden sorgulamak, bazen de hemen bir cevap ya da çözüm aramadan danışanın hikâyesinin yanında bir süre durabilmek gerekiyor. Çünkü terapi odasına gelen her insan, yalnızca yaşadığı güçlüğü değil; kendi hikâyesini, ilişkilerini, geçmişini, bugününü, bazen de henüz kendisinin bile tam olarak anlamlandıramadığı duygularını beraberinde getiriyor. Sanırım terapist olma yolculuğum boyunca en çok öğrendiğim şeylerden biri de bu oldu: İnsanı anlamak aceleye gelmiyor. Bazen iyi bir soru sormak, bazen sessiz kalabilmek, bazen de bildiklerimizi bir kenara bırakıp karşımızdaki kişiye yeniden bakabilmek gerekiyor. Benim için psikoterapi biraz da böyle bir yer: birlikte merak ettiğimiz, anlamaya çalıştığımız ve zamanla kişinin kendisine başka bir yerden bakabilmesine alan açtığımız bir süreç. Psikoloji lisans eğitimimin ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansına başladığım yıllarda yetişkinlerle çalışmak, mesleki kimliğimin ilk güçlü hattını oluşturdu. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’nde yaklaşık altı yıl boyunca sürdürdüğüm çalışmalar; şizofreni hastalarıyla yürüttüğüm araştırmaların yanı sıra grup psikoterapisi ve sanat psikoterapisi deneyimini de içeriyordu. Bu uzun soluklu klinik deneyim, psikopatolojiyi yalnızca tanılar ve belirtiler üzerinden değil; kişinin yaşamı, ilişkileri, işlevselliği ve öznel deneyimi içinde görmeyi öğrenmem açısından mesleki yolculuğumun en belirleyici dönemlerinden biri oldu. Zaman içinde yetişkinlerle bireysel psikoterapi çalışmalarım devam ederken başka bir soru da giderek daha fazla ilgimi çekmeye başladı: Bir çocuk yaşadıklarını bize nasıl anlatır? Çünkü çocuk her zaman kelimelerle anlatmıyor. Bazen oyunu, bazen çizdiği bir resim, bazen tekrar tekrar kurduğu bir sahne, bazen de odada hiç dokunmadığı bir oyuncak bize bir şey söylüyor. Çocuk psikoterapisi ve oyun terapisi alanındaki yolculuğum da bu merakla başladı.

Yetişkin Terapistliğinden Çocuk Terapisine Uzanan Yol

Klinik Psikoloji yüksek lisans ve doktora eğitimim, yetişkin psikoterapisi alanındaki akademik ve klinik temelimi oluşturdu. Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ndeki lisans eğitimimin ardından Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamladım. Yüksek lisans döneminde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’nde Şizofreni Hastalarında İşlevsel İyileşme Ölçeği’nin geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yürüttüm. Sonraki yıllarda Prof. Dr. Alp Üçok süpervizörlüğünde şizofreni hastalarıyla grup psikoterapisi çalışmalarına devam ettim. Klinik Psikoloji doktora eğitimimi İstanbul Arel Üniversitesi’nde tamamladım. Doktora çalışmamda infertilite stresi, toplumsal cinsiyet algısı, cinsel mitler ve psikiyatrik belirtiler arasındaki ilişkileri ele aldım. Bu nedenle yetişkin psikoterapisi, mesleki kimliğimin sonradan eklenen değil, en başından beri var olan temel alanlarından biri oldu. Ancak yıllar içinde çocuklarla çalışmak da klinik pratiğimin giderek daha önemli bir parçasına dönüştü.

Çocukların Dünyasını Öğrenmek…

Çocuklarla çalışmanın yetişkinlerle çalışmaktan farklı bir dil gerektirdiğini çok erken fark ettim. Çocuğun dünyasına yalnızca yetişkin psikoterapisinden bildiklerimizi taşımanın yeterli olmadığını; oyunun, gelişimin, bağlanmanın, aile sisteminin ve çocuğun kendine özgü anlatım biçiminin ayrıca öğrenilmesi gerektiğini düşündüm.

Çocuk Psikoterapisi ve Oyun Terapisine Uzanan Yol…

2009 yılında çocuk psikoterapisi ve oyun terapisi alanında eğitim almaya başladım. Bu alandaki mesleki gelişimimi, Amerika Birleşik Devletleri’nde MidAmerica Nazarene University bünyesinde aldığım oyun terapisi eğitimleri ve bu eğitimlere eşlik eden uzun soluklu süpervizyon çalışmalarıyla sürdürdüm. Bu süreç benim için yalnızca yeni bir terapi yöntemini öğrenmek değildi. Çocuğun gelişimsel özelliklerini, oyunun terapötik gücünü ve çocuğun sözcüklerle anlatamadıklarını oyun aracılığıyla nasıl ifade ettiğini daha yakından anlamaya başladığım, çocuk terapisti kimliğimin giderek şekillendiği önemli bir dönemdi. Yıllara yayılan teorik eğitim, uygulama ve süpervizyon süreci, zaman içinde oyun terapisini klinik çalışmalarımın temel alanlarından biri hâline getirdi; ardından eğitimci ve süpervizör olarak çalışmalarımın da önemli bir bölümünü oluşturdu. Uzun soluklu eğitim ve süpervizyon süreci, çocuklarla çalışmaya bakışımı önemli ölçüde şekillendirdi. Oyun terapisi benim için zamanla yalnızca çocukla kullanılan bir yöntem olmaktan çıktı. Çocuğun ilişki kurma biçimini, iç dünyasını, korkularını, öfkesini, ihtiyaçlarını ve gelişimsel kaynaklarını anlamanın başka bir yolu hâline geldi. Bugün çocuklarla çalışmalarımda özellikle Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, oyun ve sanat terapileri, kum tepsisi terapisi, klinik değerlendirme ve çocuk-ergen psikopatolojisi alanlarından yararlanıyorum.

Aynı Terapist, Farklı Yaşlar

Çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışırken kullandığımız yöntemler değişebilir. Ama benim için terapinin temelindeki bazı şeyler değişmiyor: Danışanı gerçekten dinleyebilmek. Aceleciliği bırakabilmek. Semptomun arkasındaki anlamı merak etmek. Kişiyi yalnızca yaşadığı sorunla tanımlamamak. Ve terapötik ilişkiyi tedavinin merkezinde tutmak. Yetişkin bir danışan bazen yıllardır sözcüklerle anlattığı bir deneyimin duygusuna ilk kez terapide yaklaşabiliyor. Bir çocuk ise aynı şeyi oyun odasında hiç konuşmadan gösterebiliyor. Yöntem farklı olsa da benim için soru çoğu zaman aynı: “Bu kişi bana ne anlatmaya çalışıyor?”

Terapist Olmak Benim İçin…

Meslekte yıllar geçtikçe terapistliğe dair bazı düşüncelerim daha da netleşti. Bir kuramı bilmek önemli. Bir tekniği öğrenmek de önemli. Ama terapinin yalnızca bildiklerimizi uygulamak olmadığını düşünüyorum. Bazen bir danışanın hikâyesi elimizdeki kuramsal çerçeveye çok güzel oturuyor. Bazen de hiçbir yere tam olarak oturmuyor. İşte o zaman terapistin merakı, klinik muhakemesi ve danışanın biricikliğine gösterebildiği özen devreye giriyor. Bu nedenle terapi odasında kendime sık sık şu soruyu hatırlatıyorum: “Ben şu anda gerçekten ne görüyorum?” Belki de terapist olma yolculuğumun en önemli tarafı bu oldu: Her yeni danışanın karşısında yeniden öğrenmeye devam etmek. Bugün çocuk, ergen ve yetişkinlerle yürüttüğüm psikoterapi çalışmalarında tek bir kuramsal yaklaşımın sınırları içinde kalmak yerine; danışanın yaşı, gelişimsel özellikleri, başvuru nedeni ve klinik ihtiyaçları doğrultusunda farklı psikoterapi yaklaşımlarından yararlanıyorum. Klinik pratiğim; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Psikodinamik Psikoterapi ve EMDR yaklaşımlarının yanı sıra, çocuk ve ergenlerle çalışmalarımda Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT), çocuk ve ergenlerde Şema Terapi, oyun terapisi ve sanat psikoterapisi uygulamalarından besleniyor. Yıllar içinde farklı kuramsal yaklaşımlarla çalışmak bana, bir yöntemi bilmenin ötesinde, hangi danışanla, hangi gelişim döneminde, ne zaman ve neden o yöntemle çalıştığımızı düşünebilmenin önemini gösterdi. Bu nedenle benim için psikoterapinin merkezinde yöntem değil, danışan vardır; yöntem ise o kişinin ihtiyaçlarını anlamak ve değişim sürecine eşlik etmek için kullandığımız yollardan biridir.

Akademisyen ve Eğitmen Olarak

Klinik deneyimin akademik bilgiyle, akademik bilginin de gerçek klinik deneyimle temas etmesini mesleki gelişimin önemli bir parçası olarak görmektedir. Üniversitelerde verdiği dersler arasında: Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Klinik Psikolojiye Giriş ve Psikopatoloji Klinik Psikoloji Süpervizyonu yer almaktadır.

Eğitim ve Akademik Geçmiş

  • 2002–2006 | Haliç Üniversitesi
    Psikoloji Lisans Programı
  • 2007–2009 | Maltepe Üniversitesi
    Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı, Onur Derecesi
  • 2018–2022 | İstanbul Arel Üniversitesi
    Klinik Psikoloji Doktora Programı

Üniversite Dersleri

  • Çocuk Merkezli Oyun Terapisi
  • Klinik Psikolojiye Giriş ve Psikopatoloji
  • Klinik Psikoloji Süpervizyonu
Akademik çalışmalar
← Ana sayfaya dön